“Yaşadığın anın farkında ol” ifadesi, hayatın hızla akıp giden anlarından biri olarak kaybolmamak, her nefesi, her duyguyu hissedebilmek adına önemli bir hatırlatmadır. Bugün dünya, geçmişten çok daha hızlı bir tempo içerisinde ilerliyor; akıllı telefonlar, sosyal medya, iş yoğunluğu ve sürekli bir “bir sonraki adım” düşüncesi, bizi çoğu zaman yaşadığımız anı göz ardı etmeye itiyor. Ancak farkında olmadan kaçırdığımız o anlar, aslında hayatımızın ta kendisi.
Anı fark etmek, “şimdi”de var olabilmek, birçok bakımdan ruhsal bir sağaltım da sağlar. Bir nefes alıp, etrafımıza bakıp, sahip olduklarımızın kıymetini bilmek bizi hem geçmişin pişmanlıklarından hem de geleceğin belirsizliğinden korur. Bu, günlük hayatımızda stresi azaltmanın ve mutluluğa daha yakın olmanın belki de en basit ama etkili yollarından biridir.
Yaşadığımız anı idrak etmek, küçük şeylerde huzur bulmayı da beraberinde getirir. Kuşların cıvıltısı, çiçeklerin kokusu ya da güneşin cilde değen sıcaklığı gibi belki sıradan gibi görünen ama yaşamımızı güzelleştiren detaylar, bu farkındalık anlarıyla ortaya çıkar. Bu anların kıymetini bilmek, hayatımızı dolu dolu yaşadığımızın en somut göstergesidir.
Bu yüzden, her gün kendimize birkaç dakika ayırıp yaşadığımız anı, nefes aldığımız bu kısa süreyi anlamaya çalışalım. Göreceksiniz ki, hayat daha renkli, daha dolu ve daha anlamlı bir hale gelecek. Sadece gelecekteki hedeflere ulaşmak için değil, bugün burada olduğumuzu hissetmek için yaşayalım.
Yorum Yazın
Facebook Yorum