Her şeyin başlangıcı olan su, Allah’ın sonsuz kudretinin bir tecellisidir. Su, yaşamın kaynağı, canın başlangıcıdır. Fakat suyun bir damlasının, yaratılışın bu kadar karmaşık ve mucizevi bir sürecinin temel taşı olacağını düşünmek bile insana hayret verici gelir. Bu basit gibi görünen madde, Allah’ın iradesiyle önce kan pıhtısına, ardından ete ve kemiğe dönüşür. Ve sonra o kemiklere yeniden et giydirilir; insan bedeni mükemmel bir yaratılış olarak ortaya çıkar.
Bu dönüşüm, Yüce Allah’ın yaratma sanatındaki incelikleri ve hikmeti anlamamız için bizlere açık bir delil sunar. Her aşama, Allah’ın rahmetini, şefkatini ve kusursuz düzenini yansıtır. O, her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilen ve her şeye hükmeden Rabbimizdir. Suyu kan pıhtısına dönüştüren, kan pıhtısını ete, eti kemiğe ve o kemikleri etle saran Allah’a sonsuz hamd olsun. O’nun kudreti karşısında acizliğimizi idrak ederken, aynı zamanda ne büyük bir Yaratıcı’nın kulları olduğumuzu hatırlarız.
İnsan, bu yaratılış mucizesini düşündükçe Allah’ın büyüklüğü karşısında derin bir tevazu ve şükür duygusuyla dolmalıdır. Her birimizin varoluşu, O’nun sınırsız gücünün ve merhametinin bir göstergesidir. Allah’a hamd olsun ki, bizleri var etti, bizlere can verdi ve bizlere O’nun yolunda yürüyebilme imkânı sundu. Bu yaratılış süreci, sadece fiziksel bir oluşum değil, aynı zamanda ruhi ve manevi bir yolculuğun başlangıcıdır.
Allah’ın yarattığı bu düzen, insana her an hamd ve şükür ile O’na yönelmenin gerekliliğini hatırlatır. Yaratılışın her aşaması, bizlere O’nun kudretini ve büyüklüğünü idrak etmemiz için bir vesiledir. Rabbimize olan minnettarlığımızı, O’na yönelerek, O’nun emirlerine uyarak ve O’nun yolunda azimle yürüyerek göstermeliyiz. Her an O’na hamd ederek, bizlere sunduğu nimetlerin farkında olmalıyız. O’nun yaratma gücü ve sonsuz rahmeti karşısında boyun eğmek, insan olmanın gereğidir. Allah’a hamd olsun ki, bizleri yoktan var etti ve bizlere bu hayatı bahşetti.
Yorum Yazın
Facebook Yorum