Bizler, gösterişi ve yenilikleri her nedense severiz ve ilgi duyarız. Mahallemiz esnafından alışveriş yaparak büyüdük. Annemiz babamız "Haydi oğlum, bakkal amcamıza git, şunu bunu al gel, paramız olunca veririz" derdi. Mahallemizdeki bakkal, manav, kasap ve esnaflarımızdan alışveriş yapardık. Pazar esnaf satıcılarını görmezdik. Mahallemizdeki esnaflardan alışveriş yaptığımızda istediğimizi seçer alırdık. Ama şimdi, her hafta sokağımızda kurulan pazarlardan inanın hiç alışveriş yapmak istemiyorum. Çünkü paranla rezil oluyorsun. Hem para veriyorsun hem de alacağını seçtirmiyorlar, ısrar edersen bir de üstüne üstlük kavga etmek için saldırıyorlar. Ayıptır ya…
Ben artık mahallemizdeki manavdan alışveriş yapıyorum, yapmaya da devam edeceğim. İnanın, mahallemiz esnafının fiyatları büyük marketlerdeki fiyatlardan daha ucuz. Haaa, bir de mahalle esnafının ödediği vergi Mersin’de kalıyor, büyük marketlerdeki vergiler Mersin’de kalmıyor. Ayrıca, mahalle esnafımızdan veresiye alma imkânı da var.
Onları desteklemek, öncelikle komşuluk görevimiz olmalıdır. Hatta belediyeler, yoksul vatandaşa doğrudan nakit vermek yerine, sadece esnafta geçerli olacak kartlara günlük azami harcama limitli nakit yüklemesi yaparak mahalle esnafını desteklemelidirler.
Toptan satın alma yoluyla, yardım kolisi dağıtımı konusunda da mahalle bakkallarımız desteklenmelidir. Fakir ailelere yapılan yardımlar, banka kartlarına dolum yapılmalı, sadece bakkal, manav, kasap gibi mahalle esnafında günlük harcama sınırları dâhilinde kullanıma açılmalıdır. Böylelikle, bir yandan fakir mahalle esnafı kollanırken, diğer yandan da esnafa yaşama olanağı sağlanırken, alıcıya da satıcıya da sahip çıkılmış olur düşüncesindeyim.
Saygılarımla…
Yorum Yazın
Facebook Yorum