“Kalbini masivadan koru” ifadesi, gönlü dünya meşguliyetlerinden, geçici hazlardan ve Allah’tan uzaklaştıran her şeyden arındırmanın önemini vurgular. Masiva, tasavvufta “Allah’tan başka her şey” anlamına gelir ve kalbin temizlenmesi sürecinde bir engel olarak görülür. Masivadan korunan bir kalp, dünya tutkularına kapılmayan, nefsin isteklerinden arınmış, huzur dolu bir kalptir. Peki, neden kalbimizi masivadan korumalıyız ve bunu nasıl başarabiliriz?
Öncelikle, insanın kalbi özünde Allah’a yöneliktir; yaratılış amacı da Allah’a kulluktur. Ancak dünya, insanın kalbine farklı arzular, endişeler ve geçici zevklerle yüklenir. Bu da kalbin hakiki huzurdan uzaklaşmasına yol açar. Kalp, dünyaya ait olan şeylerle dolduğunda Allah’ın sevgisine yer kalmaz. Masivaya yönelmek, kalbin Allah ile olan bağını zayıflatır, insana daima eksiklik hissettiren bir boşluk bırakır. Kalbi bu tür yüklerden arındırmak, hakiki mutluluğun ve maneviyatın kapısını aralar.
Kalbini masivadan korumanın en önemli adımı, Allah’ı sürekli hatırlamak, O’na olan sevgiyi her şeyin üstünde tutmaktır. Günde beş vakit namaz, zikir ve dua ile insan, dünyadan uzaklaşıp Allah’a yaklaşır. Bu ibadetler, kalbin Allah’a yönelmesine ve dünyevi hırslardan arınmasına yardımcı olur. Aynı zamanda, tevazu sahibi olup dünyaya geliş amacını hatırlamak, insanı masivaya kapılmaktan korur.
Gönlümüzü masivadan koruyarak saf ve temiz bir kalbe sahip olabiliriz. Bu şekilde, nefsin geçici istekleri yerine, Allah’ın razı olduğu bir yaşamı sürdürebiliriz. Unutmayalım ki, dünyaya ait her şey fani, Allah’a olan sevgi ise ebedidir. Kalbini masivadan koruyabilen bir insan, bu dünyada da ahirette de huzuru bulacaktır.
Yorum Yazın
Facebook Yorum