Hayat, inişler ve çıkışlarla dolu bir yolculuk. Hepimiz bu yolculukta zaman zaman hüzün, keder ve sıkıntılarla karşı karşıya kalıyoruz. Ancak insan, kaderin işleyişine tam bir güvenle teslim olduğunda, kederlerin içindeki hikmeti görmeye başlar. İşte tam da bu noktada, "kaderden emin olan, kederden emin olur" sözü derin bir anlam taşır.
Kader, Allah’ın bizim için belirlediği ve bilgisi dahilinde olan bir yol haritasıdır. Kaderi anlamak, her şeyin Allah'ın ilmi, iradesi ve kudreti çerçevesinde gerçekleştiğini bilmek demektir. İnsan, Allah’ın her şeyi kuşatan bilgisine ve O’nun kudretine iman ettiğinde, hayatın zorlukları karşısında sarsılmaz bir teslimiyet geliştirebilir. Kaderin mutlak olduğuna inanmak, insanın omzundaki ağır yükleri hafifletir ve ruhunu ferahlatır.
Keder, insana dışarıdan bakıldığında olumsuz bir duygu gibi görünebilir. Ancak kederin içindeki hikmeti kavramak, ancak kaderin sahibine güvenle mümkündür. Hayatta başımıza gelen olumsuzluklar, imtihanlar ve zorluklar, bizim için birer öğretmen gibidir. Her zorlukta bir öğreti, her kederde bir hikmet vardır. Ancak bu hikmeti görebilmek için kalp gözüyle bakmak, teslimiyetle hareket etmek gerekir. Bu teslimiyetin adı tevekküldür.
Tevekkül sahibi olan kimse, yaşadığı her olayın Allah’ın takdiriyle olduğunu bilir ve bu bilincin huzurunu yaşar. Çünkü tevekkül, insanın sadece sonucu Allah’a bırakması değil, aynı zamanda çaba sarf ederken de kaderin O'nun elinde olduğunu bilmesi anlamına gelir. Keder anında bile iç huzurunu koruyabilen kişi, kaderin hayırla sonuçlanacağına olan inancıyla sakin kalır.
İnsanın iç huzuruna ulaşması, kederi nasıl yorumladığıyla yakından ilişkilidir. Eğer insan, yaşadığı zorlukları Allah’ın bir lütfu, bir imtihanı olarak görürse, o zaman keder onu yıkmaz; tam tersine, güçlendirir. Kederin altında ezilen insanlar genellikle kaderin işleyişini kavrayamayan, hayatı sadece kendi kontrollerinde sanan kimselerdir. Oysa ki kaderin Allah'ın kontrolünde olduğunu anlamak, insana büyük bir özgürlük ve ferahlık getirir. Çünkü insan, kendi gücüyle her şeyi değiştiremeyeceğini, her şeyin bir zamanı ve hikmeti olduğunu bilir.
Sonuç olarak, kaderin bir hikmeti olduğuna iman eden kişi, kederin pençesinden sıyrılır. Olayların kontrolünün Allah'ta olduğunu bilmek, insanı ruhen hafifletir ve sıkıntılar karşısında güçlü kılar. Hayatın zorlukları elbette var olacaktır, ancak kaderden emin olan kimse, bu zorlukların geçici olduğunu ve her şeyin sonunda Allah'ın rahmetiyle sonuçlanacağını bilir. Kaderin sahibine güvenen, kederlerden emin olur.
Tevekkül, Allah’a olan güvenimizi gösterir. Ve bu güven, bizi her türlü kederden koruyan en güçlü sığınaktır. Kaderden emin olmak, kederden emin olmaktır.
Yorum Yazın
Facebook Yorum