Ülkemiz son yıllarda tamamen farklı bir şekil aldı. Öncelikle, birdenbire herkesin elindeki menkul ve gayrimenkuller adeta çıldırmış gibi değer kazandı. Birdenbire tavan yaptı. Bindiğimiz altmış bin liralık arabalar yedi yüz elli bin liraya yükseldi; evler milyonları aştı. Satanlar kaybetti, alanlar ihya oldu.
Bu dönem, bazılarının çok işine geldi. Ellerindeki yabancı dövizleri Türk parasına çevirip bankaya yatırdılar; hem paraları erimedi hem de yüksek faiz alarak bir süre kazanç sağladılar. Bu süreç, ekonomimize büyük hasar verdi.
Tüm bunlar olurken, mülk kiralamak, dükkân açmak astronomik rakamlara ulaştı. İnsanlar birbirine girdi. On binlerce tahliye davası açıldı. Yüzlerce kavga ve cinayet yaşandı. Kiracı çıkamaz, ev bulamaz oldu; kiralar, alınan maaşları geçti. Bir maaşıyla 14 çeyrek altın alabilen insanlar, maalesef artık 5 tane bile alamaz hale geldi.
Tüm bu değişimler en çok emeklileri vurdu. Aldıkları maaşlar ev kirasına bile yetmezken, ocak ayında yapılan zamlar diş kovuğunu doldurmaz hale geldi. Hele emekli memurlara verilen yüzde 10 zam, adeta bir perişanlık yarattı. Hiçbir yetkili, “Bu maaşla bir insan nasıl ayakta kalabilir? Sizde hiç vicdan ve merhamet yok mu?” demiyor. Günlük hesaplandığında, günde 400 lira ile bir emekli ailesi nasıl geçinir? Taş yesen yetmez. Nasıl ısınacak, nasıl giyinecek, nasıl çocuk okutacak? Ev kiraysa nasıl ödeyecek? Kentimizde en ucuz kira 10 bin liradan başlıyor. Yazık bu emeklilere!
Diğer tarafta, kentimizin kuzey Mersin dediğimiz bölgelerinde 25 milyona daire satanları görünce de şaşırmayın. Orta direk çöktü, alt direk öldü. Halk perişan, ve üstümüzde on milyon sığınmacı yükü var. Geber Mehmet, geber! Geber emekli, geber! Zaten gözden çıkarmışlar. Neyse, seçim yaklaşıyor...
Saygılarımla…
Yorum Yazın
Facebook Yorum