Bir bilge ,öğrencilerine ders verirken şöyle der: “Ben nezaketi ağaçtan öğrendim. Ona tekme attım, o tepemden çiçek yağdırdı..O utanç bana ibretlik ders olarak yetti.”
****************************
Yaşamın en zor işlerinden birisidir, “hatalarımızdan ders alabilmek.” Beyin yıkama” insanların duygu ve düşünce sistemini kontrol etme yöntemidir. Bunun en tehlikelisi ise küçük yaşlardaki çocuklara yapılandır.
*****************************
4-6 yaş çocuklar için açılan “Kuran kursu” uygulamaları masumca dinini öğrensin eğitimi değildir. Bu yaş çocuklarının öğretileni ölçüp biçme yetisi yoktur. Bu yaş çocuklarına öğretilen her şey onların zihnine yerleştirilen kalıplar olarak kalır. Özgür düşünme, öğretilenleri sorgulama, anlatılanlardan kuşku duyma gibi ölçme biçme yetileri sakatlanmaktadır. Buna benzer yöntemlerle yetiştirilen çocuklar başka kültürlerle karşılaştıkları zaman çelişkiler yaşarlar. Yaşamlarında denge kuracakları zaman da bocalarlar. Kalıplar, ezberci eğitimin çocuklar üzerinde bıraktığı olumsuzluklar yaşamı boyu onu rahatsız eder.
*****************************
Mustafa Kemal ATATÜRK, çocukların; özgür yetkin birey olma, laik uygar toplum olma, bağımsız ulus devlet olma felsefesi ile eğitilmesini amaçlamıştır. Öğretmenlere seslenerek; “Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür ,irfanı hür nesiller ister” der. Hatalarımızdan ders alarak , geleceğimizin güvencesi çocuklarımızı; sorgulayıcı, çağdaş ve düşündürücü eğitim sistemiyle yetiştirmeliyiz.
TEBESSÜM
Öğretmen öğrencilerine; eğer büyük bir firmanın müdürü olurlarsa ne yapacakları konusunda bir kompozisyon yazmalarını ister.
Öğrenciler tüm dikkat ve ciddiyetlerini takınarak yazmaya başlarlar ancak aralarından biri yazmaz.
Öğretmen fark edince sorar:
- Neden yazmıyorsun evladım?
Öğrenci cevap verir:
- Sekreterimi bekliyorum.
Gündemdeki yapay zekayı da yazmadan olmaz değerli okurlar, bir sonraki konumuz olsun .
Yorum Yazın
Facebook Yorum