Güneşin alası çok
Her evin çilesi çok
Analar çeker yükü
Kimsenin bilesi yok
Gelin çiçek derelim
Yollarına serelim
Sevgi dolu türkülerle
Annemize verelim…( alıntı)
Analar, anneler, candan can yaratanlar…Hangi yaşta olurlarsa olsunlar, koca çınarlarımız, ilk daraldığımızda “ anneeee ” dediğimiz, hemen koşup dertleştiğimiz , sığınağımız..
Sabah uyandın, ses gelir içerden ! “ yüzünü yıka”,
Sofraya otur,” besmele çek içinden”
Bereketi kaçmasınmış sofranın!!!
Ağzında lokma var, konuşmaya yekten, ”sus, ağzındaki lokmayı bitir sonra söyle”,
Sofrada yavaş sesle konuşulur, nimete saygısızlık olurmuş..
Sofradan kalkılır, “ yarabbi şükür” içinden.
Elini , ağzını yıkamadan bir yere ayrılma…..
Çocuk aklımızla ilk eğitimi annemizin uygulamalı verdiğini , yaşamın içine sevgiyle soktuğunu.
Uzmanlar artık 0-6 yaşın çocuk gelişiminde ve eğitiminde son derece önemli olduğunu, ilk eğitimin aileden alındığını sonra çevre ile okulla geliştiğini anlatıp programlara alıyor.
Misafir gelmeden önce annem “ gözüme bakmayı unutma” tekrarını yapar.
— Geldiler…yerleşildi (süzülerek mi oturan ararsın, gözleriyle etrafı tarayıp seçtiği koltuğa oturan mı, kaşını kaldırıp masa örtüsünü süzen mi )
Hal hatır sorulur, aile bireylerinin adlarıyla.
Annem avuç içi gösterdi, hemen kolonya şişesi sallanarak açılan avuçlara dökülür…Eli çay kaçığı olunca, hemen çay servisi başlar. Kazara boş bardağı görme, tek kaş havaya kalkar, kafa yana sallanarak boş bardak gösterilir….
Misafirler kalkıyor, fırla bütün ayakkabıları çevir , düzgünce hazırla giyilmeye. Kapı dışına çık ve tek tek ellerini öperek uğurla..
Bütün anneler işaret dili uzmanıydı. Hiç karşı gelinmeden denilen yapılır, annemiz misafirine mahcup edilmezdi.
Annemsiz ilk “ Anneler Günü”… Gülen güneşe, giden bulutlara, deli esen rüzgâra, asmanın uç yapraklarına , renk renk açan çiçeklere yükledim duygularımı, götürsünler anneme, ıslatsın gözyaşlarım mermer sütunu…
Işıklarda uyuyan , yaşamlarına devam eden annelerin gününü kutluyor; ellerinden , yüreklerinden öpüyorum.
Yorum Yazın
Facebook Yorum